Göz Çevresi Estetiği

Göz biliminin; göz kapakları, gözyaşı yolları ve göz çukuru hastalıklarıyla ilgilenen branşı olan oküloplasti (göz estetiği), göz torbalarının alınmasından protez göze, göz içi tümör ameliyatlarından botoksa kadar her türlü tedavi ve estetik cerrahi uygulamalarını içerir.

Ersoy Sağlık Grubu, deneyimli doktorları ve en son teknolojinin kullanıldığı oküloplasti için özel tasarlanmış ameliyathaneleri, ameliyatlarda sadece kişiye özel kullanılan ilaç ve tıbbi malzemeler ile Türkiye’nin önde gelen göz merkezlerindendir.

Göz Çevresi Estetik Problemleri

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti)
Göz çevresinde bulunan fazla, sarkan veya torbalar oluşturan deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkartılıp kısmen de onarılarak göz çevresinin sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu ameliyatlara bleforoplasti adı verilir.

Bazı kişilerde sarkık göz kapakları ya da belirgin gözaltı torbaları aileseldir ve çok genç yaşlarda bile kendisini belli eder. Çoğu kişide ise yaşlanmayla beraber gelişen bir süreçtir. İlerleyen yaşla birlikte üst göz kapağı derisi gevşeyip esneyerek zamanla ikinci bir kat oluşturur. Derideki gevşemeye ek olarak göz küresinin etrafındaki yağ yastıkçıkları da zamanla öne doğru gelerek fıtıklaşır. Bunun sebebi bu yağ yastıkçıklarını yerinde tutan dokunun yaşla birlikte zayıflaması ya da bu yağ dokusunun miktarının artması olabilir.

Blefaroplastide cerrahi başarıda ve olabilecek problemlerin en aza indirilmesinde en önemli adım gözün ve özellikle göz kapaklarının detaylı muayenesinin yapılmasıdır. Göz kapağı estetiğinde ameliyat lokal anestezi altında yapılır. Kesiler alt göz kapağı kirpiklerinin hemen altından yapılır ve iyileştiğinde hemen hemen görünmez hale gelir. Belirgin torbalanma varsa yağ dokusu da çıkarılır veya normal yerine getirilir. Fazla deri bu kesi yerinden çıkarılır. Kesi ince dikişlerle kapatılır, dikişler 4-5 günde alınır veya kendiliğinden kaybolur.

Göz Altı Torbaları
İlerleyen yaş ve genetik nedenlerden dolayı bazı kişilerde gözaltı torbaları oluşur. Gözlerinizin etrafını çevreleyen kaslardaki gevşeme nedeniyle yağ tabakasının fıtıklaşmasıdır. Göz torbalarının alınması çok sık yapılan yanlış bir tedavi yöntemidir. Torbaları almak için oradaki yağ dokusunun azaltılması ciddi göz problemlerine neden olur. Yağı çıkartmak yerine yağın olması gerektiği yere iadesini yapmak gerekir.

Kapak Düşüklüğü (Pitozis)
Kapak düşüklüğü (pitozis) üst göz kapağı seviyesinin normalden aşağıda olmasıdır. Bu düşüklük göz bebeğini kapatarak görmeyi engelleyebilir. Cerrahi ile düzeltilir zayıf kası kısaltmak veya daha şiddetli olgularda bir askı kullanmak gerekir.

Yaşa Bağlı Göz Kapağı Değişiklikleri
Yaşlanma ile kaş ve göz kapaklarında düşme, alt göz kapağında içe veya dışa dönme, göz çevresinde torbalanmalar veya çöküklükler ile kırışıklıklar oluşur. Bu değişiklikler sadece yaşlanma ile değil, daha genç olan kişilerde de ailesel olarak da görülebilmektedir. Kapak çevresindeki değişiklikler kişiye mutsuz, yorgun ve uykulu bir görünüm verir. Tüm bu problemlere yapılan tetkiklerin ardından çeşitlerine göre farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Göz Kapağı Hastalıkları

Kapak Düşüklüğü (Pitozis)
Kapak düşüklüğü (pitozis) üst göz kapağı seviyesinin normalden aşağıda olmasıdır. Bu düşüklük göz bebeğini kapatarak görmeyi engelleyebilir. Cerrahi ile düzeltilir zayıf kası kısaltmak veya daha şiddetli olgularda bir askı kullanmak gerekir.

Göz Kapak Kenarının İçe Dönmesi (Entropion)
Göz kapak kenarlarının ve kirpiklerin içe dönmesi, gözün yüzeysel tabakalarında (kornea) harabiyete, batma, yaşarma, ağrı gibi belirtilere, ileri durumlarda korneada (gözün saydam tabakası) yara oluşmasına ve görme kaybına neden olabilir. Bu durum da cerrahi olarak düzeltilmelidir.

Göz Kapak Kenarlarının Dışa Dönmesi (Ektropion)
Alt göz kapağı kenarı dışa döner ve göze teması kesilirse, gözyaşı dağılımı yeterli olmaz. Bu durum kuru göze ve enfeksiyona yol açabilir. Yaşarma, batma, yanma gibi belirtiler oluşabilir. Cerrahi girişimle tekrar normal kapak pozisyonu sağlanır.

Göz Kapaklarının İstemsiz Sıkılması (Blefarospazm)
Bu sorun kadınlarda daha sık görülür, genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Nedeni, göz kapaklarını kapatan kasların hastanın iradesi dışında aşırı biçimde kasılmasıdır. Tedavi için öncelikle botulinum toksini adı verilen ilaçlar kullanılır.

Göz Kapaklarının Çok Açık Olması (Kapak Retraksiyonu)
Normalden geniş kapak aralığı vardır ve göz kuruluğuna yol açabilir. Neden, çoğunlukla tiroit (guatr) hastalığıdır. Kapak düşüklüğü ameliyatından sonra aşırı düzeltme sonucunda da ortaya çıkabilir. Ameliyatla düzeltilebilir.

Arpacık
Arpacık, gözyaşı bezleri enfeksiyonlarından biridir. Hastalık, aniden, 1-2 gün içerisinde oluşur ve gözdeki batma, göz kapağındaki gerilmelerle beraber bölgesel şişlik, sıcaklık, kızarıklık ve ağrı ile birlikte kendini gösterir. Erken teşhiste antibiyotikli damlalar, merhemle ve sıcak kompres ile arpacık oluşumunun önüne geçilebilirken, tanıların genelde 1-2 günü aşması nedeniyle, hastalık daha geç düzelmektedir. Tedavi edilmeyen arpacıklarda son dönemde kist (şalazyon) oluşmaktadır. Şalazyonun tedavisi cerrahidir, oluşan kist ameliyat ile boşaltılır.

Kirpik Batması
Kirpiklerin içe dönmesine “trikiyazis” denir. İçe dönük kirpikler estetik olmayan görüntünün yanısıra, gözde batma, rahatsızlık hissi yaparlar. Bu kirpikler korneaya sürtünerek, zarar verirler. Korneada kalıcı izlere yol açarak, görmeyi azaltabilirler. İçe dönük kirpik kökleri koterle yakılır. Kalıcı bir tedavidir, birden fazla seans gerekebilir veya içe dönük kirpik kökleri “kriyo” denen cihazla dondurulur. Eğer içe dönük çok fazla kirpik varsa, o kirpik sırasının olduğu cilt cerrahi olarak çıkartılır.

Yüz Felci
Kaş, göz kapakları ve yüzün hareketlerini sağlayan sinirin (fasiyal sinir) herhangi bir nedenle çalışmaması sonucunda yüz felci oluşur. Bu durum doğuştan olabileceği gibi, tümör, enfeksiyon, yaralanma ve damar hastalıkları sonucunda da ortaya çıkabilir. Geçici felç durumunda gözü korumak amacı ile tıbbi tedavi uygulanır. Kalıcı felçte ise, tıbbi tedavinin yanı sıra üst göz kapağına altın ağırlık yerleştirme, kapanamama ve şekil bozukluklarını düzeltmek için değişik cerrahi tedaviler uygulanmaktadır.

Protez Göz Sorunları (Orbital İmplant)
Göz protezleri, gözün kazalar veya hastalıklar sonucu, cerrahi olarak alınması halinde kullanılır. Bu protezler görmeyi sağlamaz ama estetik olarak iyi bir görüntü sağlar. Görmeyen gözler, estetik olarak hoş olmayan bir görüntü yarattıklarında veya ağrılı olduklarında alınırlar. Gözün ameliyatla alınması çeşitli tekniklerle yapılır. Göz protezleri kimi durumlarda da göz alınmadan uygulanır. Normalden küçük olan (fitizik) gözlerde, protez kişinin kendi gözünün üstün yerleştirilebilir. Bu uygulama yapıldığında, kullanılan göz protezine “skleral kabuk” adı verilir.

Orbita İltihaplanmaları
Mikrobik etkenlerle oluşan enfeksiyonlara “selülit” denir. Bazı hallerde mikrobik olmayan, vücudun bağışıklık sistemi ile ilişkili orbita iltihaplanmaları olur, bunlar idyopatik orbita inflamasyonu, psödotümör olarak isimlendirilir. Erken ve uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde görmeyi ve yaşamı tehdit edecek boyutlara ulaşabilir. Tedavisi hastaneye yatırılarak yapılmalıdır. Apseleştiği takdirde antibiyotik tedavisine ek olarak cerrahi girişim gerekir.

Orbita Tümörleri
Tüm orbita hastalıklarının yaklaşık %20’sini tümörler oluşturur. Orbitanın iyi huylu tümörleri genellikle yavaş büyür. Gözde öne doğru itilme, çift görme ve görme bozukluğu gibi belirtiler uzun süre içerisinde yavaş bir şekilde gelişir. Kötü huylu tümörlerde ise bu belirtiler kısa sürede gelişir.

Orbita Yaralanması
Orbita yaralanmaları birçok bakımdan önemli ve özelliklidir. Hayati organlara yakınlığı dolayısı ile orbita yaralanmalarında hayati tehlike de olabilir. Dolayısıyla, hasta öncelikle beyin fonksiyonları ve solunum yolları bakımından değerlendirilir. Orbita yaralanmalarında gözün etkilenme oranı da yüksektir. Bu bakımdan gözün durumu öncelikli olarak değerlendirilmelidir.

Doğuştan Gözün Küçük Olması veya Yokluğu
Doğuştan olan göz yokluğuna konjenital anoftalmi denir. Gözün büyüklüğü ve varlığı göz çevresindeki dokuların gelişimini sağladığı için gözün gelişmemiş olduğu durumda göz kapakları, göz çevresindeki yumuşak dokular ve kemik çerçeve yeterli büyüklüğe ulaşmaz. Erken müdahale edilmezse yüzde şekil bozukluğu yapar. Doğuştan olan göz küçüklüğüne konjenital mikroftalmi denir. Göz yokluğuna göre (anoftalmi) daha hafif bir tablodur. Bulguları benzerdir; tedavide aynı prensipler uygulanır.

Göz Yaşı Sistem Hastalıkları

Göz Kuruluğu
Göz kuruluğu çoğunlukla uzun süre bilgisayar kullanmak zorunda olanlar, uzun süredir kontakt lens kullananlar, alerjik konjonktiviti olanlar ve menopoz sonrası kadınlarda görülmektedir. Hastalarda en önemli belirtiler gözde kuruma hissi, yanma, batma ve sulanmadır. Tedavide hafif vakalarda eksiği yerine koyma prensibine göre, suni gözyaşı damlaları kullanılır. Ağır göz kuruluğu daha farklı ve ciddi tedaviler gerektirmektedir.

Sonradan Gelişen Gözyaşı Kanalı Tıkanıklıkları
Doğuştan olmayan gözyaşı kanalı tıkanıklığının çoğunlukla sebebi belli değildir. Tıkanıklığın yeri, gözyaşı kesesi ile kanalın birleşim yerindedir. Kadınlarda daha sık görülmektedir. Nadiren bu bölgenin yaralanma veya tümörleri de gözyaşı kanalında tıkanıklığa neden olabilirler. Belirtiler önce zaman zaman sulanma ile başlar; daha sonra sulanma sürekli olur ve birlikte çapaklanma görülür. Esas tedavisi cerrahidir.

Doğuştan Gözyaşı Kanalı Tıkanıklıkları
Gözyaşı boşaltım yolları doğumdan sonra da gelişmeye devam eder. Bebeklerin bir kısmında doğumdan sonra kanalın gelişimi tamamlanamadığında gözde sulanma, çapaklanma görülebilir. İlk 6 ay içerisinde hastaların büyük bir kısmında kanal kendiliğinden açılır ve belirtiler ortadan kalkar. Kanal açılıncaya kadar çapaklanması olanlara antibiyotikli damla önerilir. Ayrıca kanalın açılışını çabuklaştırmak için ebeveynlere baskılı masajı nasıl yapacakları öğretilir.

Gözyaşı Sistemi Tümörleri
Gözyaşı bezi tümörleri yetişkinlerde daha sık görülür. İyi huylu (selim, benign) olanları yanında kötü huylu olanları (habis, malign) da vardır. Tedavisi tümörün cinsine göre değişmektedir.

Göz Yaşarması
Göz yaşarması, gözyaşı üretiminin fazlalığından, gözyaşı boşaltımının yavaşlamasından veya durmasından kaynaklanır. Gözyaşı üretiminin artışı; göze kaçan bir yabancı cisim, enfeksiyon veya alerjik hastalıklar gibi çeşitli etkenlerle ortaya çıkmaktadır.Bu etkenler ortadan kalktığında göz yaşarması da kaybolacaktır.

Gözyaşı Yolları Yaralanmaları
Genellikle göz kapağı yaralanmaları ile birlikte görülür. Erken ve uygun tedavi edilmediği takdirde gözyaşı yollarında kalıcı tıkanma, sürekli sulanma ve çapaklanmaya neden olabilir.

Özel Ersoy Hastaneleri Göz Klinikleri olarak; 30 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirmiş doktorlardan oluşan bir kadro ile Türkiye’nin önde gelen göz branş hizmetlerini sunmaktayız.